6736 Sayılı Af Yasasından Yararlanmayı Düşünen İhracatçı Firmaları Bekleyen Sürpriz *

   
ANAHTAR KELİMELER
 
6736, Torba Kanun, Af Kanunu, 6736 Sayılı Kanun, KDV artırımı, istisna faaliyetler, gelir vergisi matrah artırımı, kurumlar vergisi matrah artırımı
 
 
ÖZET,
 
Uzun süredir gelmesi beklenen ve kamuoyunda vergi ve prim affı olarak adlandırılan 6736 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun” 03.08.2016 günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu`nda kabul edildi, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp resmi Gazete’de yayımı sonrasında da yürürlüğe girecektir.
 
Yasanın 5 inci maddesi kapsamında Katma Değer Vergisi bakımından artırımda bulunmak isteyen mükellefleri bekleyen bir sürpriz vardır.
 
6736 sayılı yasa kapsamında Katma Değer Vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflere istisna ve istisna olmayan satışları kapsamında bir takım kısıtlamalar getirilmiştir.
 
Buna göre 3065 sayılı kanunun 11 ila 17. Maddesi kapsamında istisna faaliyetlerle birlikte vergiye tabi faaliyetlerinin birlikte bulunması halinde; KDV artırımı gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı şartına bağlanmıştır.
  

I.     GİRİŞ

Uzun süredir gelmesi beklenen ve kamuoyunda vergi ve prim affı olarak adlandırılan 6736 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun” 03.08.2016 günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu`nda kabul edildi, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp resmi Gazete’de yayımı sonrasında da yürürlüğe girecektir.

 
14 maddeden oluşan yasada kamuoyunda vergi ve prim affı olarak da bilinen kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler öne çıksa da; esnaftan çalışana, üniversite öğrencilerinden otomobil sahiplerine ve siyasetçilere kadar toplumun hemen her kesimini ilgilendiren önemli hükümler bulunmaktadır.
 
Buna göre; 30 Haziran 2016 tarihine kadar ödenmemiş vergiler, SGK prim borçları, idari para cezaları, elektrik ve su borçları ile trafik cezaları yeniden yapılandırma kapsamında olmakta; kamu alacakları, gecikme faizi yerine TEFE/ÜFE (enflasyon) aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplanmaktadır. Borçlular yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş borçlarını ikişer aylık dönemler halinde 18 eşit taksitte ödeyebilmekte, ödemeler kredi kartıyla da yapılabilmektedir. Borcun ödenmesi halinde, vergi cezalarından ve buna bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilmektedir. Yasanın hükümlerinden  yararlanabilmek için 31.11.2016 tarihine kadar borçluların ilgili idarelere başvurması gerekiyor.
 
Yukarıda da belirttiğimiz gibi yasa toplumun birçok kesimini ilgilendirecek kadar geniş düzenlemeler içerse de bu yazımızda özellikle Yasanın 5 inci maddesi kapsamında Katma Değer Vergisi bakımından artırımda bulunmak isteyen mükellefleri bekleyen bir süprize değinmek istiyoruz.
  

 
II.    MATRAH VE VERGİ ARTTIRIMI

 

 
II.I   Gelir ve Kurumlar Vergisinde Matrah Arttırımı
 
6736 sayılı yasanın 5. Maddesinin 1 inci fıkrasının a bendine göre özetle;
 
Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri, yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını, 31.11.2016 tarhine kadar;
Ø 2011 için yüzde 35,
Ø 2012 için yüzde 30,
Ø 2013 için yüzde 25
Ø 2014 için yüzde 20
Ø 2015 için yüzde 15
 
oranlarından az olmamak üzere 31.10.2016 tarihine kadar artırdıkları takdirde, bu yıllar için yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi incelemesine tabi tutulmayacağı, bu yıllara ilişkin olarak daha sonra tarhiyat yapılmayacağı hükmedilmektedir.
  

II.II Katma Değer Vergisinde Arttırım
 
6736 sayılı yasanın 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının a bendine göre özetle;
 
KDV mükellefleri herbir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden;
 
Ø 2011 için yüzde 3,5
Ø 2012 için yüzde 3,0
Ø 2013 için yüzde 2,5
Ø 2014 için yüzde 2,0
Ø 2015 için yüzde 1,5
 
oranına göre belirlenecek KDV`yi, vergi artırımı olarak 31.10.2016 tarihine kadar beyan etmeleri halinde bu alanda vergi incelemesi ve tarhiyata tabi tutulmayacakları hükmedilmektedir.
 
Yasanın 5/3-a bendinde böyle bir düzenleme yapılsa da 5/3-b bendinin 3 numaralı fırkasındaki düzenleme ile KDV artırımında bulunmak isteyen mükellefleri bir süpriz beklemektedir.
  

III.   KDV ARTTIRIMINDA BULUNMAK İSTEYEN MÜKELLEFLERİ BEKLEYEN SÜRPRİZ
 

 6736 sayılı yasanın 5/3-b bendinin 3 numaralı fırkası şu şekilde düzenlenmiştir;

 İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.
  

III.I KDV Bakımından Sadece İstisna Faaliyetleri Bulunan Mükellefleri Bekleyen Süpriz
 

 İlgili maddeden de açıkça anlaşıldığı üzere KDV artırımında bulunmak isteyen bir mükellefin faaliyetlerinin tamamının sadece 3065 sayılı kanunun 11 ila 17. Maddesi kapsamında istisna faaliyetlerden oluşması halinde; KDV artırımı gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı şartına bağlanmıştır. Mükellef ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanabilecektir.

 
Bununla ilgili örnek bir uygulama verecek olursak;
 
A firması 2012 hesap dönemi içerisinde 10.000.000,00 TL’lik tekstil ürünleri ihraç etmiştir. Firmanın ilgili dönemde başka bir satışı bulunmamakla birlikte 1.000.000,00 matrah üzerinden vergi ödemiş bulunmaktadır. A firması KDV artırımında bulunmak isterse 6736 sayılı yasanın 5/3-b/3 maddesi gereği muhakkak surette kurumlar vergisi matrahını da arttırması gerektiğinden, ödenecek vergi şu şekilde hesaplanacaktır:
 
İhracat Teslimi                          : 10.000.000,00
Matrah Arttırımı, Vergi[1] :      300.000,00 , 60.000,00
KDV Arttırımı[2]               :        54.000,00
 

 

Toplam Maliyet            :       114.000,00

 

Görüldüğü üzere yasada satışların tabi olduğu KDV oranı % 8 olmasın rağmen bu oran dikkate alınmamış doğrudan arttırılan matrah üzerinden  %18 oranında KDV hesaplanması hükmedilmiştir.
 
Oysa A Firması bu teslimlerin hepsini yurtiçinde yapmış olsaydı; KDV artırımında bulunmak için Kurumlar Vergisi bakımından matrah artışına gitmek zorunda kalmayacak, aynı zamanda satışlarının tekstil ürünleri olması sebebiyle hesapladığı % 8 oranında KDV üzerinden % 3 oranında KDV artırımında bulunacaktı. Şöyle ki;
 
Yurtiçi Mal teslimi         : 10.000.000,00
Hesaplanan KDV          :  800.000,00 (10.000.000 * 0,18)
KDV artırımı                 :   24.000,00 (300.000 * 0,08)
 

Toplam Maliyet          :  24.000,00

  
Yukarıda ayrınlı olarak hesaplandığı ve açıklandığı üzere tekstil ürünleri satışı yapan A firması sadece KDV artırımında bulunmak isterse;
 
Ø Sadece ihracat yapan A firmasına maliyeti 60.000,00 Kurumlar vergisi matrah Arttrımı, + 54.000,00 TL KDV artırımı olmak üzere toplam 114.000,00 TL olurken,
Ø Teslimleri sadece yurtiçi tekstil ürünleri ticareti olan A firmasına maliyeti ise 24.000,00 TL’dir.
 
Bu duruma göre kanunun ihracat yaparak ülkeye döviiz kazandıran şirketleri negatif ayrımcılığa tabi tutarak eşitsizlik oluşturduğunu ve yurtiçinde çalışan rakiplerine göre cezalandırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
 
 
III.II KDV Bakımından İstisna Faaliyetlerle Birlikte Vergiye Tabi İşlemleri Bulunan Mükellefleri Bekleyen Sürpriz
 
 
İlgili maddenin 2. cümlesinden de açıkça anlaşıldığı üzere KDV artırımında bulunmak isteyen bir mükellef; 3065 sayılı kanunun 11 ila 17. Maddesi kapsamında istisna faaliyetlerle birlikte vergiye tabi faaliyetlerinin birlikte bulunması halinde; KDV artırımı gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı şartına bağlanmıştır. Mükellef ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş olması şartıyla, artırılan matrah üzerinden % 18 oranından az olmayacak şekilde katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanabilecektir.
 
Bununla ilgili örnek bir uygulama verecek olursak;
 
B Firması 2012 yılında 5.000.000,00 TL ihracat, 5.000.000,00 TL de yurtiçi olmak üzere toplamda 10.000.000,00 TL’lik tekstil ürünleri satışı yapmıştır. 2012 hesap dönemi için 1.000.000,00 TL matrah üzerinden 200.000,00 TL Kurumlar vergisi ödemiştir. Firmanın 2012 yılı KDV beyan durumu her bir dönem itibariyle aşağıdaki gibidir;
 
 
DÖNEM
 HESAPLANAN KDV BEYANI
Ocak
100.000,00
Şubat
HKDV yok
 
Mart
HKDV yok
 
Nisan
150.000,00
Mayıs
  50,000,00
Haziran
HKDV yok
 
Temmuz
HKDV yok
Ağustos
  25.000,00
Eylül
HKDV yok
 
Ekim
HKDV yok
 
Kasım
HKDV yok
 
Aralık
 75.000,00
 
 TOPLAM
  400.000,00
 
B firması KDV artırımında bulunmak isterse 6736 sayılı yasanın 5/3-b/3 maddesi gereği muhakkak surette kurumlar vergisi matrahı arttırması gerektiğinden, ödenecek vergi şu şekilde hesaplanacaktır:
 
İhracat Teslimi                         : 5.000.000,00
Yurtiçi Teslim                           : 5.000.000,00
Hesaplanan KDV                       :    400.000,00
Matrah Arttırımı[3], Vergi :    300.000,00 , 60.000,00 TL
KDV Arttırımı[4]     :      54.000,00
 
1)    400.000,00 * 0,03 = 12.000,00 TL
KDV artırım tutarı bu tutarlardan büyük olan yani 54.000,00 TL olacaktır.
2)    300.000,00 * 0,18 = 54.000,00 TL
  

Toplam Maliyet            :    114.000,00
  
Görüldüğü üzere yasada satışların tabi olduğu KDV oranı dikkate alınmamış, doğrudan arttırılan matrah üzerinden  %18 oranından az olmamak üzere KDV hesaplanması hükmedilmiştir. Oysa firmanın 2012 yılında 5.000.000,00 TL yurtiçi tekstil ürünleri tesliminden 400.000,00 TL hesaplanan KDV’si bulunmaktadır. 2012 yılı için hesaplanan KDV’nin % 3’ü (400.000,00 * 0,03)= 12.000,00 TL olmasına rağmen yasa hükmü gereği arttırılan matrahın % 18’i 54.000,00 olduğundan KDV artırımı bu tutardan düşük olarak yapılamamaktadır.
 
Böylelikle B firmasına kanunun maliyeti; 60.000,00 Kurumlar vergisi matrah arttrımı vergisi + 54.000,00 KDV Arttırımı olmak üzere toplamda  114.000,00 TL olarak gerçekleşmektedir.
 
 
Oysa B firması bu teslimlerin hepsini yurtiçinde yapmış olsaydı; KDV artırımında bulunmak için Kurumlar Vergisi bakımından matrah artışına gitmek zorunda kalmayacak aynı zamanda satışlarının tekstil ürünleri olması sebebiyle hesapladığı % 8 oranında KDV üzerinden % 3 oranında KDV artırımında bulunacaktı. Şöyle ki;
 
Yurtiçi Mal teslimi         : 10.000.000,00
Hesaplanan KDV          :      800.000,00
KDV artırımı                 :       24.000,00
 
Toplam Maliyet         :      24.000,00

  

Yukarıdaki örneklerde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; yıl içindeki beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte, beyannamelerin sadece bir veya birkaçında hesaplanan vergisi bulunup diğer dönemlerde bulunmayan mükelleflerin artırım talebinde bulunmaları halinde, hesaplanan katma değer vergisi bulunan beyannamelerindeki hesaplanan vergiler toplanacak ve bu toplama ilgili yıl için öngörülen artırım oranı uygulanarak artırım tutarı hesaplanacaktır. Ancak bu tutar, mükellefin gelir/kurumlar vergisi matrah artırımına % 18 oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutardan küçük olursa büyük olan tutar dikkate alınacaktır.
 

IV.   SONUÇ
 

Yukarıda örneklerle açıklamaya çalıştığımız gibi 6736 sayılı yasa kapsamında Katma Değer Vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflere istisna ve istisna olmayan satışları kapsamında bir takım kısıtlamalar getirilmiştir. Görüşümüze göre bu kısıtlamalar kanunun uygulamasını ve başarısını kısmen de olsa azaltacaktır. Nitekim 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında KDV artırımında bulunulan yıllara ait katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı belirtilse de aynı maddenin 3 üncü fıkrasının e bendi şu şekilde düzenlenmiştir;

 
“Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez. “
 
İstisna kapsamında satış yapan mükellefler genellikle KDV iade talebinde bulunduklarından, zaten düzenli olarak KDV Risk Kontrolü kapsamında incelemeye tabi tutulmakta ve Risk Kontrol Analizinde iadesi uygun görülmeyen KDV’leri derhal tenzil etmektedirler.
 
Yasa ile KDV artırımında bulunan mükellefler incelemeye ve tarhiyata tabi tutulmasalar da 5/3-e maddesi gereği söz konusu hüküm çeşitli şekillerde iade talep eden mükellefleri ne yazık ki tam anlamıyla kapsamamaktadır.
 
Bu hükümlerden dolayı istisna kapsamında satışı bulunan ve KDV artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin kararlarını bu durum önemli ölçüde etkilecektir.
Son olarak ihracatçı olup KDV artırımından faydalanmak isteyen mükelleflerin kurumlar vergisi matrahını da artırmak zorunda bırakılmalarının bu mükelleflere ödül mü ceza mı olduğuna siz karar verin.
 
 
KAYNAKÇA
 
6736 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun
 
  

·         Bu makale Lebib Yalkın Mevzuat Dergisinin Eylül 2016 sayısında yayımlanmıştır.

 



[1] 2012 yılı için %30 olduğundan 1.000.000 * 0,30=300.000 Matrah, 300.000*0,20=60.000 Vergi
[2] 5/3-b/3 maddesi gereği arttırılan matrahın %18’i KDV hesaplanır. 300.000*0,18=54.000 KDV
[3] 2012 yılı için %30 olduğundan 1.000.000 * 0,30=300.000,00

[4] 5/3-b/3 maddesi gereği arttırılan matrahın %18’inden az olmaz. 

Sayfayı Yazdır